<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-4157117285273859794</id><updated>2011-07-08T00:09:12.366-07:00</updated><title type='text'>GDO'yu beklerken..</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://gdoyubeklerken.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4157117285273859794/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gdoyubeklerken.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Defne Koryurek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10022362689060650680</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_btrHz1Ao-HQ/SaqezVx4HTI/AAAAAAAAAxY/d64dpEvdlbc/S220/Photo+118.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>4</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4157117285273859794.post-3232512890174854503</id><published>2009-12-16T21:33:00.000-08:00</published><updated>2009-12-16T21:36:50.251-08:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>GDO’LAR KONUSUNDA BİLGİ KİRLİLİĞİNİ KİM YARATIYOR?&lt;br /&gt;BASIN DUYURUSU- 17 Aralık 2009&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından hazırlanmış olan “Sorularla GDO Gerçeği” isimli broşürün yaklaşık 5 milyon kişiye internet yoluyla gönderilmesine devam ediliyor. Broşürün amacı kamuoyunda oluşan bilgi kirliliğinin giderilmesi! Ancak, broşür incelendiğinde bilgi kirliliğinin artarak devam ettiği görülmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Broşürde Bakanın hitap bölümünde, 26 Ekim 2009 tarihli GDO Yönetmeliğinin yürütmesini Danıştay’ın 3 Aralık 2009 tarihinde durdurması konusu da bilgi kirliliğinden etkilenmiş olabileceği ile ilişkilendirilmektedir. Son derece yersiz bu saptama ile kamuoyunun kafası bir kez daha karıştırılmaya çalışılmaktadır!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yönetmeliğin yayımlandığı ilk günden itibaren GDO’ya Hayır Platformu öncelikle Biyogüvenlik Yasası’nın çıkması gerektiğini, yönetmeliğin “dayanak” kısmında yer alan hiçbir yasanın dayanak oluşturmayacağını, bu kısımda yer alan iki yasanın GDO tarımı daha yeryüzünde başlamadan önce çıkmış olduğunu, dayanakta yer alan yasaların GDO’lar konusunda herhangi bir düzenlemeyi içermediklerini belirtmiştir. Danıştay son derece haklı olarak yasa ile düzenlenmesi gereken bir alanın yönetmelikle düzenlenmeye çalışılmasının Anayasa’ya aykırılık içerdiğini belirtmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakanlık, bu durum karşısındaki savunmasını broşürde, Biyogüvenlik Yasası çıkarılıncaya kadar oluşacak boşluğu yönetmelik ile doldurmak şeklinde açıklamaktadır. Platformumuzun bileşeni TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası 1998’den beri, GDO’ya Hayır Platformu kurulduğu 2004’ten beri ülkemize GDO’ların girdiğini, bunun önlenebilmesi için gerekli yasal düzenlemelerin yapılması gerektiğini AKP hükümetinden istemektedir. 2010 yılına gireceğimiz bu güne kadar herhangi bir adım atmadan konunun alelacele bir yönetmelikle ve son derece eksik bir şekilde düzenlenmeye çalışılmasını hiçbir şekilde doğru ve inandırıcı bulmuyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Broşürde GDO’lar, “Klasik melezleme yöntemleri ile gen değişimi mümkün olmayan türler arasında, biyolojik metotlarla gen transferi yapılan organizmalara denir.” şeklinde tanımlanmaktadır. Bu tanımlama AB’nin 2001/18 EC Direktif’inde “İnsan hariç olmak üzere, genetik materyali doğal yolla gerçekleşemeyecek şekilde değiştirilmiş organizmadır.” şeklinde tanımlanmaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken nokta GDO’lardaki gen değişimini doğanın yapmadığı, ancak laboratuarlarda ileri teknolojiler kullanılarak gerçekleşebildiğidir. Melezlemeyi doğa da yapabilmekte aynı türler birbirini dölleyebilmektedir. İleri teknolojiler kullanılarak yapılan aktarımlarda ise bir toprak bakterisinin geni tohuma aktarılarak bitki yabancı ot ilaçlarına dayanıklılık kazanmakta ya da topraktaki bir bakterinin zehir üreten geni tohuma aktarılarak bitki tüm dokularında bu zehiri üreterek haşerelere karşı direnç göstermektedir. Doğa hiçbir zaman o bakterinin genini o bitkiye aktarmamaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilgi kirliliğini önlemek amacıyla hazırlanmış broşürde İspanya, Çek Cumhuriyeti, Romanya, Portekiz, Polonya, Almanya ve Slovakya’da GDO’lu mısır yetiştirildiği bilgisi yer almaktadır. Bu ülkelerden Almanya Nisan 2009 itibarıyla GDO’lu mısır üretimini yasaklamış olup listeden çıkarılmalıdır. Ayrıca belirtmek gerekirse, tüm Avrupa’da (sadece birkaç AB ülkesinde GDO’lu tohumla üretim yapılmaktadır) 2005 yılında 165 bin hektar olan GDO ekim alanı 2008 yılında 107 bin hektara gerilemiştir. Avrupa halkının %71’i GDO’lu gıdalar tüketmek istememektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Danıştay’ın durdurduğu yönetmelikle ilgili olarak AB mevzuatı ile uyumlu olduğu belirtilmektedir. Bu kapsamda gıdanın içindeki GDO oranının binde 1 bile olsa halkın ne yediğini bilme hakkı çerçevesinde bu oranın belirtileceği ön plana çıkarılmaktadır. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından ilk çıkarılan 26 Ekim 2009 tarihli yönetmelikte böyle bir uygulamaya yer verilmezken, binde dokuzun altı etiketlenmeye bile gerek görülmezken, olmayan şeyi yazmanın bilgi kirliliğine yol açacağı belirtilirken, GDO’ya Hayır Platformu’nun vatandaşın bilme hakkı olduğu, AB’de değil binde 9 milyarda 9 oranında GDO bulunsa bile gıdanın GDO’lu olarak etiketlendiği, GDO içermeyen ürünlerin ise GDO’suz diye etiketlendiği (ilk yönetmelikte GDO’suz yazmak yasaktı) konularında yaptığı kamuoyu bilgilendirmelerinin 20 Kasım 2009 tarihli yönetmelik değişikliğine yansıdığı görülmektedir. Platformumuzun başarısının Bakanlığın övünç kaynağını oluşturduğunu görmek bizleri de sevindirmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakanlığın sürekli GDO mevzuatımızın AB mevzuatı ile uyumlu olduğundan bahisle binde 9 eşik değer üzerinden örnek vermesi konusunda da bazı yanılgılar bulunmaktadır. Gerek gıda gerekse yemde GDO’suz üretim yapan üreticinin ürününe kazara bir GDO bulaşması söz konusu ise ya da teknik bir nedenle bulaşma olmuş ise üreticiyi korumak amacıyla binde 9 eşik değer uygulaması yapılmaktadır. AB ülkelerinde içinde GDO kullanılan gıdalar oranına bakılmaksızın doğrudan “GDO’ludur” şeklinde etiketlenmektedir. Bu yönüyle yönetmelikteki binde 9 uygulama mantığı ve halka anlatılış şekli AB ile uyum sağlamamaktadır. Uyarılarımızın sadece bir kısmı 20 Kasım 2009 tarihli yönetmelik değişikliğinde yer almıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakanlık broşüründe GDO’ların yemler vasıtasıyla hayvanların etine, sütüne ve yumurtasına geçmediği, Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi’nin (EFSA) bilimsel araştırma sonuçlarının da bu doğrultuda çıktığı için bu tür hayvansal ürünlere GDO etiketi konmadığı belirtilmektedir. EFSA’nın güvenilirliği ve doğruluğu bizzat AB ülkelerinin birçoğunda tartışılırken, bu kurumun görüşlerinin ve yeterince araştırma yapılmamış olan bu yaşamsal konunun doğru kabul edilip bu broşüre eklenmesini Bakanlığın büyük bir sorumluluk altına girmesi şeklinde yorumluyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Broşürde Bakanlığın bir diğer övünç kaynağı olarak antibiyotik direnç genli GDO’ların da yasaklandığının gösterilmesi de GDO’ya Hayır Platformumuzun 5 yıldır bu konudaki ısrarından kaynaklanmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GDO’ya Hayır Platformu geçmişte olduğu gibi gelecekte de GDO konusunda halkımızın, çiftçimizin ve doğanın korunmasından yana mücadelesini bilgiye dayalı bir şekilde devam ettirecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kamuoyuna saygıyla sunarız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GDO’YA HAYIR PLATFORMU&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4157117285273859794-3232512890174854503?l=gdoyubeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gdoyubeklerken.blogspot.com/feeds/3232512890174854503/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gdoyubeklerken.blogspot.com/2009/12/gdolar-konusunda-bilgi-kirliligini-kim.html#comment-form' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4157117285273859794/posts/default/3232512890174854503'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4157117285273859794/posts/default/3232512890174854503'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gdoyubeklerken.blogspot.com/2009/12/gdolar-konusunda-bilgi-kirliligini-kim.html' title=''/><author><name>Defne Koryurek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10022362689060650680</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_btrHz1Ao-HQ/SaqezVx4HTI/AAAAAAAAAxY/d64dpEvdlbc/S220/Photo+118.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4157117285273859794.post-6795847072766481351</id><published>2009-11-11T06:54:00.000-08:00</published><updated>2009-11-11T06:55:42.882-08:00</updated><title type='text'>Vahap Seçer, Mersin Milletvekili, soru önergesi</title><content type='html'>TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;            Aşağıdaki sorularımın Tarım ve Köyişleri Bakanı Sayın M.Mehdi EKER tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz derim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Vahap SEÇER&lt;br /&gt; Mersin Milletvekili&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;            Ülkemizde transgenik tarımsal ürünlerin üretilmesi, ticareti, işlenmesi, kontrolü ve denetlenmesine yönelik yasal mevzuat boşluğu başta olmak üzere pek çok sorunla karşı karşıya kalınmaktadır. Biyolojik güvenlik artık ülkelerin milli güvenliğinin bir konusu haline gelmiştir. Hükümetin bu konuda hazırladığı açıklanan Yasa Tasarısının TBMM’nin gündemine gelmesini beklerken 26.10.2009 tarihli Resmi Gazete’de Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın “Gıda ve Yem Amaçlı Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmaların” ticaretine, denetimine ve kontrolüne ilişkin bir yönetmelik yayınlanmıştır. Bu bağlamda;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;            1-Genetik yapısı değiştirilmiş organizmalar ve ürünlerinin ticareti, işlenmesi, kontrol ve denetimine dair mevzuat boşluğunu neden bir yasal düzenlemeyle değil de yönetmelikle giderme ihtiyacı duydunuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;            2-Yayınlanan yönetmelikle, ülkemizde ticaretini ve işlenmesini serbest hale getirdiğiniz genetik yapısı değiştirilmiş organizmalar ve ürünlerinin kontrol ve denetimine yönelik “ TEKNOLOJİK ALT YAPIYA” sahip olduğunu düşünüyor musunuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;            3-Bu yönetmelik çıkmadan önce ülkemize genetiği değiştirilmiş organizmalar ve ürünleri ithal ediliyor muydu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;            4-İnsan sağlığına, hayvan sağlığına ve çevreye olumsuz etkilerinin olduğu yönünde bilim çevrelerinde ve toplumda yaygın bir kanaatin olduğu genetiği değiştirilmiş organizmalar ve ürünlerinin ticaretinin ve işlenmesinin serbest hale getirilmesi bir risk oluşturmuyor mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;            5-Genetiği değiştirilmiş organizmaların ve ürünlerinin ticaretinin ve işlenmesinin serbest hale getirilmesine neden ihtiyaç duydunuz? Bunu gerektiren ekonomik sebepler midir yoksa siyasi bir karar mıdır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;            6- Toplumun tamamını ilgilendiren ve kamuoyunca da beklenen Ulusal Biyogüvenlik Yasa Tasarısı’nın ne zaman TBMM gündemine getirilmesi düşünülmektedir?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4157117285273859794-6795847072766481351?l=gdoyubeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gdoyubeklerken.blogspot.com/feeds/6795847072766481351/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gdoyubeklerken.blogspot.com/2009/11/vahap-secer-mersin-milletvekili-soru.html#comment-form' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4157117285273859794/posts/default/6795847072766481351'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4157117285273859794/posts/default/6795847072766481351'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gdoyubeklerken.blogspot.com/2009/11/vahap-secer-mersin-milletvekili-soru.html' title='Vahap Seçer, Mersin Milletvekili, soru önergesi'/><author><name>Defne Koryurek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10022362689060650680</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_btrHz1Ao-HQ/SaqezVx4HTI/AAAAAAAAAxY/d64dpEvdlbc/S220/Photo+118.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4157117285273859794.post-3235899948993812163</id><published>2009-11-11T06:43:00.000-08:00</published><updated>2009-11-11T06:54:18.303-08:00</updated><title type='text'>Nesrin Baytok, Ankara Milletvekili, soru önergesi,</title><content type='html'>Büyük tartışmalara neden olan GDO konusunda yasa olmadan yönetmelik yayımlanmasında yabancı ülke temsilcilerinin etkisi var mıdır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşağıda yer alan sorularımın Tarım ve Köyişleri Bakanı Sayın Mehmet Mehdi Eker tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını saygılarımla dilerim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nesrin Baytok&lt;br /&gt;Ankara Milletvekili&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO) içeren tohum ve ürünlere ilişkin yeterli düzenlemenin bulunmadığı ülkemizde bu ürünlerin olası riskleri ve tüketici kaygıları dikkate alındığında gerekli düzenlemelerin acilen gündeme getirilmesi zorunlu görülmektedir. Bu kapsamda üzerinde çalışılan bir Biyogüvenlik Kanunu Taslağı bulunduğu bilinmekle birlikte, Taslağın son şekli ve hangi amaçlara hizmet ettiği hakkında yeterli bilgi verilmemekte, şeffaf ve katılımcı şekilde yürütülmesi gereken danışma süreçleri maalesef yaşanmamaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer taraftan bahsi geçen Kanun Taslağı kapsamında olduğu bilinen bazı düzenlemeler sadece gıda ve yem ürünlerini kapsayacak şekilde, 26 Ekim 2009 tarih ve 27388 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Gıda ve Yem Amaçlı Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerinin İthalatı, İşlenmesi, İhracatı, Kontrol ve Denetimine Dair Yönetmelik kapsamında yürürlüğe girmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’ye getirildiği tahmin edilen GDO’lu tohumların hiçbir denetime tabi tutulmadan ekilerek ürüne dönüştürüldüğü yönünde önemli bulgu ve kaygılar bulunmaktadır. İthalatı yapılan mısır, soya ve pamuk gibi ürünlerin dış satıcısı ülkelerde GDO’lu üretim yapılıyor olması ve bu ürünlerin dış pazarlara sunulması dolayısıyla, ülkemize GDO’lu ürün girişinin de belli oranda gerçekleştiği, ancak, bunun da herhangi bir bilgi ve belgelendirme olmadan yapıldığı açıkça anlaşılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu çerçevede;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1) GDO ve GDO içeren gıdalar konusundaki düzenlemelerin dayanağı olması ve ana politikaları belirlemesi beklenen Biyogüvenlik yasa tasarısı yıllardır TBMM gündemine gelmeden bekletilirken; Gıda ve Yem Amaçlı Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerinin İthalatı, İşlenmesi, İhracatı, Kontrol ve Denetimine Dair Yönetmeliğin yayınlanması ile ne amaçlanmaktadır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2) Büyük tartışmalara neden olan GDO konusunda yasa olmadan yönetmelik yayımlanması, bundan sonra yayımlanacak yasa sürecini olumsuz yönde etkilemeyecek midir? İlgili yönetmeliğin acele ile yayınlanmasında yabancı ülke temsilcilerinin etkisi var mıdır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3) Halen var olan Biyogüvenlik yasa tasarısının TBMM gündemine getirilmeme nedeni nedir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4) Böylesine hassas bir konuda; temel yasası olmadan yayımlanmış olan bu yönetmelik ilgili tüm tarafların (kamu kurumları, üniversiteler, meslek odaları, tüketici ve sektör örgütleri v.b.) görüşüne açılmış ve yeterince tartışılmış mıdır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5) GDO’lu ürünlerle ilgili etiket hükümlerinin tüketici tarafından doğru algılanması için öncesinde yapılmış bir tüketici eğitimi/bilgilendirmesi çalışması var mıdır ya da olacak mıdır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6) Yönetmelikte öngörülen değerlendirme ve izin prosedürünü gereği gibi yürütecek ve rutin kontrolleri yapacak altyapı, laboratuvar, yöntem, alet ekipman ve uzmanlar bazında hazırlanmış mıdır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7) Mısır ve soya gibi gıda ve yem sanayinde temel girdi olarak kullanılan hammaddelerin GDO’lu ürün üreten ülkelerden ithal edildiği göz önüne alınırsa, ithal tarımsal ürünler ve tohumlara yönelik GDO analizlerinin sonucunda GDO’lara rastlanmış mıdır? Rastlandıysa ne gibi önlemler alınmıştır? Yeni çıkarılan yönetmelik bu soruna ne gibi çözümler getirecektir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8) GDO’lara ilişkin olarak ülkemizde yürütülmüş olan tarla denemeleri var mıdır? Bunların sonuçlarına ilişkin ne gibi değerlendirme yapılmıştır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9) Yayımlanan Yönetmeliğin 5. maddesinin (7) nolu bendinde “Gıda veya yemin % 0,5 ten fazla izin verilmeyen GDO içermesi halinde ithalatına, işlenmesine, nakline, dağıtımına ve satışına izin verilmez.” hükmünün bu şekilde yer alması uyum sağlanması amaçlanan Avrupa Birliği gıda mevzuatında yine aynı şekil ve anlamda kullanılmakta mıdır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10) Yayımlanan Yönetmeliğin 5. maddesinin (8) nolu bendinde “GDO’suz ürünlerin etiketinde ürünün GDO’suz olduğuna dair ifadeler bulunamaz” hükmü bulunmaktadır. Böylesine bir hükmün burada yer almasının nedeni nedir? Üretici GDO’suz olduğunu belirterek ürünü pazarlarsa GDO’lu ürünler bundan zarar mı görecektir, bu hükmün amacı GDO’lu ürünleri korumaya yönelik midir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;11) Yönetmelik hükümlerine aykırı hareket edenlere uygulanacak cezaların caydırıcı olacağı düşünülmekte midir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12) Yönetmeliğin 7. maddesinde oluşturulması öngörülen komitenin (7) nolu bentte Bakanlığınıza karşı sorumlu olması öngörülmektedir. Bilimsel anlamda bağımsızlığı tartışılacak bu komitenin, gönüllü olarak, yüksek sorumluluk isteyen dosyaları değerlendirme sorumluluğunun bulunması kurumsallık açısından sorgulanabilir değil midir?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4157117285273859794-3235899948993812163?l=gdoyubeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gdoyubeklerken.blogspot.com/feeds/3235899948993812163/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gdoyubeklerken.blogspot.com/2009/11/nesrin-baytok-ankara-milletvekili-soru.html#comment-form' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4157117285273859794/posts/default/3235899948993812163'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4157117285273859794/posts/default/3235899948993812163'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gdoyubeklerken.blogspot.com/2009/11/nesrin-baytok-ankara-milletvekili-soru.html' title='Nesrin Baytok, Ankara Milletvekili, soru önergesi,'/><author><name>Defne Koryurek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10022362689060650680</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_btrHz1Ao-HQ/SaqezVx4HTI/AAAAAAAAAxY/d64dpEvdlbc/S220/Photo+118.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4157117285273859794.post-926736251639949419</id><published>2009-11-11T06:36:00.000-08:00</published><updated>2009-11-11T06:40:15.112-08:00</updated><title type='text'>Ahmet Tan, İstanbul Bağımsız Milletvekili, soru önergesi, 02.11.2009</title><content type='html'>TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşağıdaki soru önergemin Tarım Bakanı Sayın Mehdi Eker tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.  02.11.2009&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan sağlığının korunması devletimizin en önemli görevlerinden biri iken sağlığımız devlet eliyle tehlikeye atılmaktadır. 26 Ekim 2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalara (GDO) dair yönetmelik ile GDO’ların ve GDO’lu ürünlerin kullanılması meşrulaştırılmaktadır. Oysa GDO’ların insanlar üzerindeki etkileri kesin olarak belirlenmemiştir.  Bu bağlamda;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.     GDO'lu yemlerle beslenen hayvanların ve ürünlerinin GDO'lu sayılması ve dolayısıyla etiketlenmesine dair herhangi bir maddenin yönetmelikte yer almamasının sebebi nedir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2.     Ürünlerin, Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO) olarak etiketlenmesinde % 0,9’luk oranın üst sınır olarak kabul edilme sebebi nedir? Bu sınırın üstündeki GDO’lu ürünlerin zararları nelerdir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3.     GDO’lu ürünlerin ‘bebek mamaları ve bebek formülleri, devam mamaları ve devam formülleri ile bebek ve küçük çocuk ek besinlerinde kullanılması’nın ve ‘insan ve hayvan tedavisinde kullanılan antibiyotiklere karşı direnç genleri içeren GDO ve ürünlerinin ithalatı ve piyasaya sunulması’nın yasaklanma sebepleri nelerdir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4.     Bu yasakların bir sebebi GDO’lu ürünlerin insanlar üzerindeki etkilerinin bilinmemesi ise GDO içeren ürünlerin üretilmesi neden yasaklanmamaktadır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5.     GDO’lu ürünlerin tohumlarının doğal yollarla (rüzgar vs) çok geniş alanlara yayılıp diğer tohumlarla döllenerek yeni GDO’lu ürünlerin oluşmasına sebep olduğu bilinmektedir. Bu yayılmayı kontrol etmek ya da önlemek için Bakanlığınız ne gibi çalışmalar yapmaktadır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6.     Bebeklerin etkilenmemesi amacıyla, bebek mamalarında GDO’lu ürünlerin kullanılması yasaklanırken emziren annelerin GDO’lu ürün tüketmemesi konusunda neler yapılmaktadır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7.     Bebekler için tehlikeli kabul edilen ürünlerin çocuklar ya da yetişkinler için zararlı olmama gerekçeleri nelerdir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8.     Ürünlerin etiketinde ‘GDO’ludur’ ibaresinin bulunması haricinde, Bakanlığınız halkımızı bilinçlendirmek için neler yapmaktadır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9.     GDO’lu ürünlerin insan, hayvan ve çevre sağlığı üzerindeki etkileri fark edildiği takdirde gıda veya yem işletmecisinin sağlığı ve çevreyi korumak amacıyla gerekli tedbirleri alması ve ürünü piyasadan çekmesi gerektiği yönetmelikte belirtilmiştir. Ancak, GDO’ların zararlı etkilerinin yavaş yavaş ve uzun zamanda ortaya çıkması durumunda yaşanacak olası felaketlerin sorumluluğunu alıyor musunuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10.  Tüketicinin GDO’suz ürün aradığı koşullarda ‘GDO’su yoktur’ ibaresinin kullanılmasının yasaklanmış olmasını tüketici hakları açısından hangi gerekçeye dayandırmaktasınız?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;11.  Tarım, Gıda ve Yem Yasaları, 4703 sayılı Yasa ve 441 sayılı KHK‘nin GDO’larla ilgili düzenlemeler içermemesi ve Ulusal Biyogüvenlik Yasası’nın çıkarılmamış olması nedeniyle yönetmeliğin yasal dayanağının olmadığını düşünüyor musunuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12.  Halkın sağlığıyla ilgili bu kadar kritik bir konu ile ilgili olarak milletin iradesini temsil eden meclisimizde bir yasa kabul etmek yerine, sadece yönetmelik ile Bakanlığınız tarafından düzenleme yapılmasını doğru buluyor musunuz?&lt;br /&gt;13.  Risk değerlendirmesi yapacak olan ‘Bağımsız Komite’ elemanlarının ve uzman listesinin Bakanlığınız tarafından belirlenecek olmasının; organizasyonun bağımsız, bilimsel ve teknik sıfatlarını ortadan kaldırdığını düşünüyor musunuz?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4157117285273859794-926736251639949419?l=gdoyubeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gdoyubeklerken.blogspot.com/feeds/926736251639949419/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gdoyubeklerken.blogspot.com/2009/11/ahmet-tan-istanbul-bagmsz-milletvekili.html#comment-form' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4157117285273859794/posts/default/926736251639949419'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4157117285273859794/posts/default/926736251639949419'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gdoyubeklerken.blogspot.com/2009/11/ahmet-tan-istanbul-bagmsz-milletvekili.html' title='Ahmet Tan, İstanbul Bağımsız Milletvekili, soru önergesi, 02.11.2009'/><author><name>Defne Koryurek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10022362689060650680</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_btrHz1Ao-HQ/SaqezVx4HTI/AAAAAAAAAxY/d64dpEvdlbc/S220/Photo+118.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
